Üye Girişi
Üyelerimiz, giriş için ...
tıklayın
Kur'an Meali
Sure sure Kur'an meali için... tıklayın
Arşiv
Soru - cevap ARŞİVİ
için
tıklayın
 
Siyaset Günlüğü
Halkın Yükselişi Partisi için.. tıklayın

 

Hz. İSA GELECEK Mİ?

Tenevvür ve Tanassur’ başlığıyla başladığım yazıyı bu başlıkla sürdürüyorum.

Meselenin özü şu soruda: Hz. İsa geri gelecek mi?

Hiçbir peygamber geri gelmeyecektir. Peygamberlik, Kur’an’ın açık ifadesiyle bitmiştir. Hz. Muhammed ile noktalanmıştır. Kur’an’ın bu temel kabulünü çeşitli maskeler altında, çeşitli kaypak söylemlerle saf dışı etmek için çeşitli gayretler sergilenmiştir.

‘Biten nebiliktir, resullük bitmemiştir; resul gelebilir, bizim efendi de resuldür.’ diyerek yeni peygamberler türeten bedbahtlara rastlamışızdır. Onlarla uzun uzun mücadelelerimiz olmuştur. Anımsatalım ki, biz o mücadeleleri verirken bugünün ‘hızlı İsacılar’ı sessiz, sedasız keyiflerine bakıyorlardı. Bizim sakalsızlığımızı, bıyıksızlığımızı dillerine dolayarak bizi ‘sünnete aykırılık’la suçlayıp ‘sosyete hocası’ ilan ediyorlardı. Daha birkaç gün önce Ödemiş’te verdiğim bir konferansa çağrılanların bunlara mensup olanları, tertip heyetine şöyle söylemişlerdir: ‘Biz o sosyete hocasını dinlemeyiz...’

Bunlara sormak lazım: Sosyete dediğimiz insanların Allah’ı başka bir Allah mı? Yoksa sizin Tanrınız mı başka bir Tanrı?

Daha ilginci, bunların tarîkatinden olmayanların konuştukları yer neresi olursa olsun, dinleyenler toptan ‘sosyete’ oluveriyor. Dinleyenler ‘sosyete’, konuşanlar ‘sosyete hocası’ ... Ödemiş, Hasankale, Biga, Bayburt, Çaykara... fark etmiyor.

Ben, böyle bir zihniyeti tarihin ve halkın önünde nasıl adlandıracağımı bilemiyorum!

Sakal, bıyık yoksa ve hele Beniisrail uydurmalarına karşı iseniz, bunların lügatinde ‘sünnete aykırı’sınız.

Sünnete aykırılık ha! Şu yaptığınızın neye aykırılık olduğunu da söyler misiniz?

İSLAM’A İFTİRADIR

Hz. Muhammed’in son peygamber olduğu gerçeğini bulandırmak için bir yalan da Hz. İsa gibi muazzez bir peygamber kullanılarak sergilenmiştir. ‘Hz. İsa geri gelecektir’ deniliyor.

Biz de yıllardır şunu söylüyoruz:

Hz. İsa’nın tekrar geri gelceğini söylemeye kalkanlar Kur’an’a ve İslam’a iftira etmiş olurlar. Kur’an’da asla böyler bir şey yoktur. Bu iddia Hz. Peygamber’den sonraki zamanlarda İslam’ın içine sokulmuş ve bugün dünyanın her tarafında İslam’ı, devri tamamlanmış ilkel bir din olarak itham etmenin aracı halinde kullanılmaktadır.

İslam’a sokulan bu Pavlus hurafesini dillerine dolayan Hıristiyan misyonerler, açık veya örtülü biçimde diyorlar ki:

‘Sizin inancınızın içinde Hz. İsa’nın tekrar geleceğine ilişkin kabul var. Siz niye ‘Hz. Muhammed son peygamberdir’ diye ısrar ediyorsunuz? Hz. Muhammed de büyük ve önemli bir insandı. Geldi, İsa Mesih’in gelişine hazırlık olarak bir görev yaptı. Buna saygı duyuyoruz. Fakat bu hazırlama dönemi bitti. Şimdi esas kurtuluşu ve barışı getirecek olan Hz. İsa gelecektir. Bunu sizin dininiz, dini cemaatleriniz de söylüyor. Siz niye buna karşı çıkıyorsunuz? Nitekim dünyanın bugünkü manzarasına bakarsanız bunda şaşılacak bir şey yok. İşte bakın, devri bitmiş İslamiyeti ve Hz. Muhammed’i öne çıkarmada ısrar ettiğiniz içindir ki dünyaya İslam adına kan ve şiddet dışında hiçbir şey veremiyorsunuz. Hiçbir ilerlemede imzanız yok, hiçbir üretimde imzanız yok, hiçbir barışta imzanız yok. Olduğunuz her yerde kan huzursuzluk, şiddet ve kavga var.’

 GAK-GUK EDİYORLAR

Söyle misiniz, misyonerlerin şu günlerde aralıksız tekrarladıkları şu sözlerle, anılan derginin söyledikleri aynı kapıya çıkmıyor mu? Yoksa yine, malum bahane ile kıvırma yoluna mı gidilecek: ‘Yanlış anlaşıldı, biz onu demek istemedik...’

Yani gak-guk, gak-guk... Bu gak-guk şarkısını yutacak birileri hâlâ var mı?...

Burada bir şeyi daha irdelemek lazım. Senelerce ‘nur’ ve ‘tenevvür’ diye velvele koparanlara bu ‘özel sayı’ münasebetiyle sormak gerekiyor.

Tenevvür mü, tanassur mu arkadaş?

Açık konuş. Tenevvürse, Hz. Muhammed tenevvüre muktedir değil mi?

Siz yıllarca, Hz. Muhammed için káinat onun hürmetine yaratıldı, o áhir zaman peygamberidir, varlığın efendisidir, insanın en mükemmel şeklini bulması onun sayesinde olacaktır diye konuşmadınız mı? Şimdi ne oldu da, Hz. Muhammed unutuldu, kilisenin tanıttığı İsa figürü son kurtarıcı olarak Müslümanların önüne çıkarılıyor? Anlaşılan o ki, bugün insanımız misyonerlerin çağırdığı tanassura çağrılır bir duruma getirilmiştir.

Anılan dergi kapağı bir tenevvür simgesi değil, bir tanassur simgesidir.

SONRADAN UYDURMA

Bu ‘özel sayı’yı esefle karşılıyorum. Kur’an’a ve İslam’a aykırı olduğunu söylüyorum. Tövbeyi gerektiren bir günah olduğu kanaatini taşıyorum. Ben bunun Anadolu’yu Hıristiyanlaştırma gayretlerine tarih içinde verilmiş en büyük desteklerden biri olduğunu düşünüyorum. Kınıyorum, protesto ediyorum. Müslümanların da akıllarını başlarına almalarını diliyorum.

Tam bu noktada şunu da söylemek gerekiyor: Hz. İsa’nın geri geleceğine ilişkin hadis diye öne çıkarılan sözlerin tümü sonradan uydurulmuştur. Kur’an, Hz. İsa konusuna çeşitli bağlamlarda sayfalarca yer vermiştir. Hz. İsa’nın tekrar geri gelmesi gibi konuda neden sessiz kalsın?

Kur’an herhangi bir peygamberin tekrar dünyaya geleceği şeklinde bir fikre asla onay vermez. Hz. Peygamberin de Kur’an’ın onay vermediği bir şeyi söylemesi mümkün değildir. Hz. Peygamber ‘Hz. İsa tekrar geri gelip dünyayı düzeltecektir’ deseydi kendi anlam ve önemini inkár etmiş olurdu. Nitekim bugün Hz. Muhammed’in son peygamber olduğunu kabul etmeyenlerin dayandıkları ve öne çıkardıkları en büyük söylem Hz. İsa’nın tekrar dünyaya geleceği uydurmasıdır.

Bu söylem Kur’an’a ve Hz. Muhammed’e açık bir iftira, Müslümanlara açık bir kötülüktür.
04.01.2004

 

 

WebPaketi
Kimdir?
Yaşar Nuri Öztürk kimdir?.. tıklayın
Kitaplar
Yaşar Nuri Öztürk'ün kitapları hakkında geniş bilgi için... tıklayın
Dünya Basınında
Y.N. Öztürk ile
ilgili yazılanlar
ve röportajları
için
tıklayın
Kitapları okumak için
Öztürk'ün kitaplarını okumak için tıklayın
Makaleler
Y.N. Öztürk'ün
makalelerini okumak için
tıklayın