| Son Haçlı Oyunu: Ilımlı İslam 30.03.2004
Konuşup yazdıklarımdan iyi sayılacak oranda yararlanan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Ilımlı İslam ne demek? Müslüman Müslümandır. İslam’ın ılımlısı falan olmaz.'' diyerek benden açıkça alıntı yaptı. Çünkü sözleri benim birkaç ay önce yayınlanan ‘Batı Sömürgeciliği ve İslam Dünyası’ kitabımdan cümlelerdir.
Keşke CHP’nin başı da benim söylemlerimden bu şekilde yararlanabilse! O zaman Türkiye’de çok şey değişir ama nerede o basîret ve dirayet...
RTE, meydanlarda böyle diyor ama, icraatı, söylediklerinin tamamen tersi. Anlaşılan, sözleriyle birilerini, icraatıyla da başka birilerini memnun etme siyaseti içinde...
İslam’ı İslam olmaktan çıkaranlar ona bir sürü yeni isim taktılar. ‘Siyasal İslam, Fanatik İslam’ ve nihayet ‘Ilımlı İslam’ bunlardan bazıları...
Son ikisi, bu son dönemlerde, Batı’nın İslam meselesinde ölçütü, hareket noktası ve dayanağı. Batı, Müslümanlardan ve İslam’dan bir biçimde çıkarı söz konusu olduğunda ‘Ilımlı İslam’ diyor.
Ilımlı, İslam meselesinde Batı için ‘olumlu’ demek...
Ilımlı İslam, ‘Haçlı odaklarla Haçlı çıkarlarına uygun işbirliği İslamı’ demektir. Bu işbirliği, Hz. İsa’nın geri gelip dünya barışını kuracağına inanmanın İslam’da yeri olduğunu Müslümanlara dayatmaya, Kıbrıs’ı peşkeş çekmeye, Patrikhaneye ekümeniklik verme vaatlerine kadar uzanıyor...
İslam’a ve Müslümanlara tokat atılmak istendiğinde ‘Fanatik İslam’dan söz ediliyor. Fanatik, İslam meselesinde Batı için ‘olumsuz’un ifadesi... Hurafe dincilerinin ‘reformist-Batıcı’ diye saldırdıkları bendenizi, ABD uşağı mandacı bazı gazetecilerin ‘Kur’an’daki İslam radikalizminin başı’ diye göstermeleri anlamlı değil mi?
Bu Haçlı yalakalarını benim neyim rahatsız ediyor? İslam’ın, Müslümanları aldatma ve sömürme aracı olarak kullanılmasına karşı çıkışım tabii... Yoksa ben ne Batı karşıtıyım, ne de çağdışıyım... Ama ahmaklık ve hainliğe, Müslüman mazlumlara Neron oyunlarıyla zulmedilmesine karşı çıkan bir insanım... Müslümanlık adı altında rezillik ve iftira üreten alçakların hakaretlerine yıllardır máruz kalmama rağmen...
Gayretlerimin, din adına küfür ve iftira üreten namussuzlar yüzünden etki kaybına uğradığını akıl ve iman sahibi herkesin bilmesi lazım...
Ilımlı İslam, siyasetini genellikle maske kullanarak, yani takıyye yoluyla yürütmektedir. Bu bakımdan biz şuna inanıyoruz:
Radikal ekipler, söyledikleri ne olursa olsun, iddialarında, söylemlerinde genellikle samimi insanlardır. Mertçe, açık yürekle bir davanın savunuculuğunu yapmakta, gerektiğinde ölümü göğüslemektedirler. Maske kulanmamakta, oldukları gibi görünmekte, göründükleri gibi olmaktadırlar. Riya denen namertliğe bulaşmamaktadırlar. Düşüncelerinin birçoğunu ben de beğenmiyorum. Ama söylem ve eylemlerinde samimi olduklarını inkár edemeyiz.
Ilımlı denen sahte dinciler ise riya ve düzenbazlığın gayyasına batmışlardır. Sürekli maske kullanmakta ve insanlığı aldatmaktadırlar.
‘Ilımlı’ yaftalı dinci siyasetçiler, bazen bizzat kişileri maske olarak kullanılabilmektedirler. Örneğin, gruplar içine, birer-ikişer başı açık, makyajlı, modaya uyarak saçlarını sarıya veya kızıla boyatmış hanım serpiştirilmekte ve bizzat ılımlıların ‘cehennem kütüğü boyalı kokanalar’ diye andıkları bu insanlara siyasal çıkarlar uğruna geçici bir süre tahammül edilmektedir. ‘Demokrasi aracı’nın amaca ulaştırdığı gün gelinceye kadar... O gün geldiğinde siz görün o ‘ılımlılara yalakalık’ eden kokanalarla onların ‘erkekleri’nin durumunu...
Haçlı kurmaylarla ‘ılımlı’ takımının ortak paydası, karşılıklı takıyyedir.
Ne vakte kadar? Her biri ayağını sağlam basıp ötekinin canına okuyabilecek kıvama gelinceye kadar... O kıvam bulununca, taraflardan biri anında ‘fanatik’, ötekisi de yine anında ‘katli vacip káfir’ oluverir... O zaman kin ve intikam yanardağı patlar, ortalık ateş ve kül cehennemine döner...
Kısacası, ılımlı demagojisi, riyakárlığı maskeleyen bir omurgasızlıktır. Batı, son yıllarda hep bu omurgasızlığı destekledi. Çünkü Ortadoğu’yu işgal politikası için en geçerli oyun bu idi...
Dahası var: Batı, aynı dinin iman çocuklarını, bir gün önce ılımlı görürken, bir gün sonra fanatik görebilmektedir. Taliban ve Üsame Bin Ladin, 10 Eylül günü, öne çıkarılan fanatikler arasında yoktu. Allah biliyor ya, tam tersine, belki de müttefikti. 11 Eylül’de kuleler ve Pentagon vuruldu; 12 Eylül günü Taliban ‘fanatik’ oluverdi. Ve Üsame ile örgütü El Kaide, teröristler listesinin başına oturtuldu...
Manzara, bütün tutarsızlığı ve iğrençliğiyle bu...
İslam, İslam’dır. Yalnız ve sadece İslam. ‘ılımlı’dan maksat, hoşgörü ve insana saygı ise o, gerçek İslam’ın ta kendisidir. Allah’ın dininin insandan hoşgörü veya ılımlılık dilenmeye ihtiyacı olmaz. Oluyorsa ona ‘Allah’ın dini’ denmez...
Neden Ilımlı İslam-Fanatik İslam söyleminde inat ve ısrar ediliyor? İstendiği zaman okşanıp sömürülecek, istendiğinde tokatlanıp itilecek ‘kimliksiz, sünepe, laçka, pelte, olmazsa olmazları kesinleşmemiş bir sahte din’ yaratıp mensuplarını gerektiği biçimde kullanmak. Ve gerektiğinde birbirinin üstüne salmak.
Biz, şuna inanıyoruz: Diğer tüm şeytanî söylemler gibi, ‘ılımlı dincilik’ söylemi de yakında ters teperek Batı’yı ve onun içimizdeki uşaklarını eşekten düşmüşe döndürecektir...
|