Üye Girişi
Üyelerimiz, giriş için ...
tıklayın
Kur'an Meali
Sure sure Kur'an meali için... tıklayın
Arşiv
Soru - cevap ARŞİVİ
için
tıklayın
 
Siyaset Günlüğü
Halkın Yükselişi Partisi için.. tıklayın

 

TENEVVÜR VE TANASSUR(1)

Tenevvür, nur (ışık) kökünden bir sözcük. Işıklanma, aydınlanma demek. Aynı kökten gelen tenvîr ise ışıklandırma, aydınlatma anlamında...

Günümüzde aydın sözcüğüyle karşılanan münevver ise kendisi aydınlanmış ve başkalarını da aydınlatan bilim ve düşünce mensubu demek...

Nur,
Kur’an’ın adlarından biridir. Kur’an Allah’ı da ‘göklerin ve yerin nuru’ olarak tanıtır.

Tüm peygamberler ‘münîr’ yani aydınlatan, ışık veren benliklerdir. Ben benliklerin sonuncusu Hz. Muhammed’dir. Hz. Muhammed’in bu ‘son temsilci’ niteliğine bizzat Hz. İsa da tanıklık etmekte ve kendisinin taşıdığı mesaj ve misyonu, kendisinden sonra gelecek olan ‘Ahmed’ adlı bir nebiye devredeceğini söylemektedir. (Saf Suresi, 6)

İncil olarak Barnabas versiyonunu esas alırsak, orada Ahmed’in (Faraklit’in) özelliklerinin uzun uzun anlatıldığını görebiliriz. Bu özellikler, Hz. Muhammed’in hayatını anlatan İslamî kaynaklardakilere büyük ölçüde uymaktadır.

GÖRÜLMEMİŞ OLAY

Tanassur kelimesine gelince, nâsranî (Hıristiyan) kökünden türeyen bu sözcük hıristiyanlaşma, hıristiyanlaştırma, Hıristiyanlığa çağırma demektir. İslam’dan çıkıp Hıristiyanlığa girenlere tanassur etti denir.

Ben bu sözcüğü bugünkü yazımda sadece Hıristiyanlığa çağırma anlamında kullanacağım.

Bu yazıyı kaleme almamın sebebi, duyduğum bir üzüntü ve yaşadığım bir hayal kırıklığıdır. Başka bir ifadeyle sebep şu: Ülkemizin en büyük din cemaati sayılan bir ekibin en önemli yayın organı sayılan haftalık Aksiyon Dergisi, 8 Aralık 2003 tarihli ‘özel sayı’ olarak hazırlanmış nüshasını İslam ülkelerinde bugüne kadar görülmemiş bir kapakla çıkarmış. Kapak Hz. İsa’nın ikonu. Kapaktaki ikonun üstüne bindirilen yazı ise şu:

‘Hz. İsa: İnsanlık onu bekliyor!’

İçeride bu mesaja ise tam 8 sayfa ayrılmış. O 8 sayfanın özeti de şu:

İnsanlık bunalmış, barış bozulmuş, huzursuzluk doruğa çıkmıştır. Denenen tüm çareler, yürünen tüm yollar sonuçsuz kalmıştır. İnsanlığın kurtuluş, huzur ve barış için tek reçetesi, Hz. İsa’nın dünyaya gelip insanlığı kurtarması, barış ve esenliği yeniden kurmasıdır... Bunun için çalışmalı, bunun için yalvarıp yakarmalı, bunun için güç ve eylem birliği yapmalıyız...

Ne Türkiye’de, ne de herhangi bir Müslüman ülkede bugüne değin bir benzerine rastlanmamış bir mesajdır bu. Bir Müslüman cemaatin, Kur’an ve İslam mirası tarafından Hz. Muhammed’e yüklenen son kurtarıcılık, son nebilik misyonlarını bir başkasına yükleyen ve Müslümanlar’ı bu yolda gayret ve eyleme çağıran bu yayın son derece şaşırtıcı ve derinden düşündürücüdür.

Bu mesaj bize bazı noktaları irdeleme, bazı hatırlatmalar yapma ve insanımızın dikkatini bazı noktalara çekme görevi yüklüyor.

ZARARI TÜRKİYE’YE

Her şeyden önce şunu görmek zorundayız:

Irak istila altında, Irak halkı aç, bî ilaç, perişan. Hıristiyan dünyanın süper güçleri. Müslüman kültürün ana merkezi, teknesi olan Bağdat’ı işgal edip bin yıllık İslam kültür mirasını Moğollar’a rahmet okutacak bir yıkımla tarümar etmiştir. İslam kültürünün en seçkin birikimlerini saklayan kütüphaneler talan edilmiş, mahvedilmiş.

Ortadoğu haritası yeni bir şekil almak üzere. Kuzey’de bir Kürt devleti fiilen oluşturulmuş, resmiyet kazanması için gerekenler ustalıkla sergileniyor. İran, Türkiye, Suriye gibi Müslüman ülkelerin bütünlükleri tehdit altında... Bütün bunları yapan süper güçler demokrasi, barış, Müslümanlar’ı kurtarma, özgürleştirme adına iş yaptıklarını iddia ediyor, Müslüman dünyadan ádeta teşekkür bekliyorlar.

Bu olup bitenlerden en büyük zararı görecek olanlardan birisi de Türkiye...

Müslümanlık, kanı ve şiddeti öne çıkaran bir din olarak itham edilip onun yerine Hıristiyanlığın sevgi ve barışa yönelik mesajının getirileceği ve bunun İslam ülkelerine demokrasiyi ve barışı getirmede araç yapılacağı söyleniyor. Kiliseler aylardır bunu duyuruyor, uluslararası kamu oyu bu propaganda ile şartlandırılıyor. Hıristiyan liderler, açık veya örtülü biçimde bu mesajın altını çiziyor.

Tam böyle bir zamanda İslam dünyasının en büyük ülkelerinden birinde en büyük cemaat diye bilinen bir ekip en önemli yayın organlarından birinin kapağına Hz. İsa’ya ‘Gel, insanlığı kurtar, başka çare kalmadı!’ çağrısını yerleştiriyor.

DALÂLET VESİKASI

Bu, gerçekten ürperticidir. Hıristayanlık, misyonerlik adına bizim topraklarımızdan bugüne değin yükselen en etkili ses budur. Ben bu kapağın, ‘Anadolu’da misyonerliğin en büyük zaferi’ olarak tescil ve ilan edilebileceğine inanıyorum. Görüştüğüm birçok insanın ‘bu kapağı bir utanç ve dalálet vesikası olarak kayda geçirmek gerekir’ şeklindeki yaklaşımını ise sadece nakletmekle yetiniyorum.

Neresinden bakarsanız bakın, nasıl yorumlarsanız yorumlayın Müslümanlar’ı çok derinden sarsan bir mesajdır bu.

Ve Hıristiyan dünyaya, işgalci Hıristiyan güçlere verilebilecek eşsiz bir Noel hediyesidir.

Burada deşifre edilmesi gereken ikiyüzlülükler de var. Birtakım zihniyetler senelerce yılbaşı münasebetiyle, alışveriş ettiği kasapta gördüğü hindilerden bir parça alıp evinde pilav pişiren adama ‘Hıristiyanlaştın. Cehenneme gideceksin’ diyebilmişlerdir. Müslümanlar’ı her yılbaşında yayınlarıyla, söylemleriyle Hıristiyanlaşmaya karşı mücadeleye çağıran, yılbaşı kutlamayı İslam’a ádeta ihanet gibi gösteren yaklaşımların temsilcileri içinde yeni söylemin sahiplerinin bulunduğunu görmezlikten gelmek ikiyüzlülük olur.

TERS PROPAGANDA

Bu ekipler, yine yıllardan beri, kendileri gibi düşünmeyen fikir adamlarını, ‘sosyete hocası, Hıristiyan ve Mûsevîler’i cennete koymak için uğraşan reformistler’ diye çok ağır ve çirkin saldırılara máruz bırakanların ta kendileridir.
02.01.2004

 

 

 

WebPaketi
Kimdir?
Yaşar Nuri Öztürk kimdir?.. tıklayın
Kitaplar
Yaşar Nuri Öztürk'ün kitapları hakkında geniş bilgi için... tıklayın
Dünya Basınında
Y.N. Öztürk ile
ilgili yazılanlar
ve röportajları
için
tıklayın
Kitapları okumak için
Öztürk'ün kitaplarını okumak için tıklayın
Makaleler
Y.N. Öztürk'ün
makalelerini okumak için
tıklayın